26 Ocak 2013 Cumartesi

V e d a

Vedalarin tek en güzel yani tembihler üstüne tenbihler etmektir.
Senaryolar yazilir ayaküstü hemen mesela.
Hava soguk degilse bile ruzgarlar eser, aman siki giyin, eldivenlerini tak, dikkat et kendine..
Fonda da sarkilar eksik olmaz, bütün gidiyorum sarkilari tek playlistte akar durur.
'Ah dur araya da neseli bi müzik atayim' desen.
Olmaz.
Egreti kalir, tuhaf olur, daha trajik olur.

Bi de yeniden görüsürüzle yapilan ayriliklar var, öyle eminsin ki kendinden,
güle oynaya sarilirsin, sanki ertesi gün ayni saatte olmasa bile 3 vakte kadar hic ayrilmamiscasina görüsecekmis gibi.

Ama o kadar basit degil ki mesele.
Aslinda o 3 gün olmaz hicbi zaman. 3 ay da olmaz. 3 yil cok uzak.
Uzak iste.
Uzaklar olmasa hic ayriliklar olmaz.
Vedalar da yasanmazdi.
Evet günah kecisi olarak yine yollari sectim.
Hem isin icine mesafeler girince 'gittin mi' de lüzumsuz bi soru oluyor.
Cünkü 'kalan' belki de sen degilsin ki, ya cekip giden sensen..
Bu durumda o ilk soruyu soran kazaniyor iste.

Basa dönecek olursam tembihler 'son' anda agzimiza bi kasik bal sürse de sonlari sevmek icin bi sebep degil.
Gece tshirtle yatmak da sabah uyandigimizda donmamiza sebep olmamali ama oluyor iste sem.

Temenniler var bi de, dua yerine gecsin diye dilimizden dökülenler..
'Ah yine buyrunlar, bize de beklerizler'
Dilden döküldügü gibi kalpten de dökülmeli degil mi?
Samimiyetsizce edilen dualar kabul olur mu?
-dur sizin yerinize ben cevap vereyim-
Olmaz.

Fonda şu şarkı çalsın : B. Manço -Ne Ola Yar Ola

-
Hemen mutlu bi şeyler olabilir mi bugün lütfen bi tane.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

aman tadımız bozulmasın