1 Ekim 2013 Salı

selam

münasip bi zamanda balkon konuşmamı yaparım belki.

mürdüm, kahvevesazarkadaşları, yeşil, turuncu, bordo mevsimi geldi.

siz yokken blogda bi şey olmadı evet.

geçen gün açtım baktım. 'a ne iyiymiş, ne güzelmiş' dedim.



3 yorum:

  1. halkınız bu soğuk havalarda hala balkon konuşması yapmanızı bekliyor. hadi siz sıcacık odanızda bülbüller şakırken etrafınızda pek rahat takılıyorsunuz fakat ama aşağıdaki sadece üzerinde bir hırka bulunan garipleri,
    yılın ilk nezlesini yaşayan yirmilik delikanlıları,
    terzi yamaklarını,
    evde ocakta yemeğini bırakıp gelmiş
    evin küçük ama omuzlarında büyük yükler taşıyan genç kızını
    hiç mi düşünmüyorsunuz?

    YanıtlaSil
  2. :)) kapıyı çaldınız da girmeyin mi dedik! bu soğukta dışarıda durmak da neyin nesi? benim gibi izcilik kampına gidip gece nöbeti tutmuyorsanız tabi B-)
    balkon konuşması dediysem kocamaan bi sofrada sevgili muteber tebaamla hasbihal etmeyi kast etmiştim, yoksa üşümeyi ben de sevmem :) -bülbüller artık yok, müzik açarız size de sorun değil :)-
    https://soundcloud.com/mkd-1/arto-tuncboyaciyan-herkes-kendi-gordugune-dogru-der

    YanıtlaSil
  3. bu müziği dinledikten sonra herkes evinin yolunu tuttu.
    terzi yamakları ağrıyan ellerine baktılar,
    evin kızı bulaşığı yıkadıktan sonra krem sürdü bir iki çatlağa.
    hasta olan genç çorapla yattı gece.
    bülbüllerin biri de öldü.

    YanıtlaSil

aman tadımız bozulmasın