Bu arada yıllar yılı bir yerlerde bir şeylerimi özellikle telefonumu unuturum. Saat/ler sonra aklıma gelir, şükür kısa süreli telaştan sonra bulurum. Bugün yine bilgisayara labında unutmuşum ve geri döndüğümde bıraktığım masada sevgili telefonum beni bekliyordu. Esma'ya arattığımda eğer telefonum seslideyse, çaldığında Joe Dassin-Salut'u dinledi zevkle lab ahalisi.
Neyse!
Bi de bu blogu beni hiç tanımayan ya da benim tanışmak istediğim biri/leri (evet belki de 1 kişi okuyor nereden bilebiliriz :) , lütfen parantezlerimi, iç seslerimi, slashlerimi mazur görün ;) ) olursa zaman zaman belki de her zaman bu kişisel/özel hallerimi okuyup kafalarında bir Semi oluşabilir ki bu hoşuma gider ki sevdiğim insanların huylarını, alışkanlıklarını, vazgeçemediklerini, hüzünlerini, neye burun kıvırıp, neye sevinçten uçacaklarını öğrenmeyi, tahmin etmeyi severim.
Çok uzattım, hala benimleysen sevgili okuyucu, anlatıyorum,
Pek çokları için öğrenci evleri gazeteler üstünde kraker gibi şeylerle geçiştirilen çay sohbetlerinden ibaretken benim için 'cafefernando.com' dan bakarak yaptığımız kek tarifleri, Taco, frambuazlı cheesecake, Çin mantısı, zerdeçallı pilav, ve adını dahi hatırlayamadığım Dünya mutfağından eşsiz lezzetler demek! :) Bugün yine yeni bir şey yaptık! Size anlatmaya karar verdim ben de.
'Pirinç Köftesi'
Aa durun önce size başka şeyler de anlatıcam. Bu arada konuşurken de böyle dağınık anlatırım ama genelde unutmam en sonunda bütün sekmeleri kapatırım, takip edebilirseniz kafanızda her şey yerli yerine oturur :)
Yemek mevzusu: El lezzeti diye bir şey kesinlikle var! Ki bence bu anneden,annenneden geçiyor. Yemeklerini beğendiğim arkadaşlarımın annesi de mutfakta ziyadesiyle başarılı! Bana gelince çook şükür annem dünyanın en lezzetli şeylerini çok hızlı bir şekilde pişiren bir hatun! (Anne olur da bir gün bunları okursan seni seviyorum :) Ve #annedemek dışarıda buluştuğunuz zaman size en sevdiğiniz meyveleri (muz mesela,mandalina) ve kendi yaptığı poğaçalardan getiren en düşünceli kimse demek (twitter yetmezmiş gibi burada hashtag kasıyım :p evet twitterım var şu sıralar )
İşte ben de mutfağa/bi şeyler pişirmeye düşkün olduğumdan zaman zaman giriyorum mutfağa.
Hilal de değişik şeyleri denemeyi seven, liseden beri hayatımda olan bir dostum. Dün oruçmuş ve ben ona brokoli götürdüm, ağaç gibi sevimli bi şey zaten :) Akdenizli olduğumuzdan sebze bizim mutfağın vazgeçilmezlerinden ve brokoli de. Neyse o da piriç köftesi yaptı.
Merak edenler için fotoğraf yok malesef :s Çok açtık, hem ben yazmaya üşeniyorum bir de fotoğrafla mı uğraşıcam :s Yakın zamanda olabilir belkii .. ;)
Ama! Tarifi anlatayım!
Pirinci lapa gib pişiriyoruz, az bir suda haşlıyoruz. (Yağsız pilav gibi düşünün) Sonra içine dere otu, maydonoz, karabiber, kırmızı biber, tuz, kimyon koyuyoruz. (Baharat konusu sizin yaratıcılığınıza kalmış ;) )
Pirince çok az un da ekleyebilirsiniz daha kolay şekil vermek için. Ama kıvamı yerindeydi.
Sonra köfte şeklini veriyoruz. Sırasıyla güzelce una, yumurtaya, galeta ununa bulayıp yağda kızartıyoruz.
Aklımıza gelmedi, çok da vaktimiz yoktu açıkcası. Mısır, bezelye, havuç da eklenebilir pirince (tabii haşlayıp).
Bir şey daha, mesela piriç pilavı yaptınız ve lapa oldu. (bir kere başıma gelmişti :( :) ) Onu yoğurt çorbasına çevirebileceğiniz gibi bu şekilde de değerlendirebilirsiniz :)
Vücudunuz sıhhatli, sofranız bereketli, yedikleriniz helal olsun efendim :) (Akra'da Elife böyle söylüyor, çok tatlı değil mii)
Not: bu sefer aklımdan geçenleri gece yatmadan evvel önce kağıda yazayım dedim. Geveze bir Semi dinlediniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
aman tadımız bozulmasın